İSTANBUL’DA ACİL DURUM TRAFİĞİ NASIL OLMALI?

Yaklaşık 30 yıldan bu yana İstanbul trafiğini öğrenci, otobüs muavini, minibüs şoförü ve gazeteci gibi sıfatlarla yaşamış bir yurttaş olarak düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.

ARA YOLLARIN ANA SORUNU: OTOPARK

Yollar trafiğin akması için yapılır. Biz onu otopark olarak kullanırız.
İmar kanununa göre otopark olması gereken yerler de ya daire ya da dükkandır.
Yıllardır süregelen bu duruma artık son verilmelidir.
Bir şehrin yolları insan bedeninin kan damarları gibidir. Yeterli kanlanmanın olmadığı organların işlevsiz kalması felce, kalp krizine neden olur.
İstanbul’da felç ve kriz kronikleşmeye başlamıştır.
Deprem gibi afet anlarında şehri ölümden korumanın “ACİL” önlemleri alınmalıdır.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ:

  1. Öncelikle ve özellikle otobüs, minibüs hatlarının geçtiği; toplu taşıma yapılan tüm yollar 1. ve 2. derece ACİL ULAŞIM YOLU ilan edilebilir.
  2. 1. Derecede yolun tamamında, 2. Derecede tek yönünde araç parkına kapatılabilir.
  3. Çalışmanın yapılacağı cadde ve sokaklar üzerinde özel ya da belediyeye ait otopark açılabilir. (İBB – Özel sektör karma sistemiyle, katlı otopark, yol altı otoparkları veya civardaki boş arsaları kiralama vb. yöntemler kullanılabilir.)
  4. Asfalt kaldırım kalitesi en üst seviyeye yükseltilebilir.
  5. Aydınlatma eksiklikleri giderilebilir.
  6. Yaya geçidi, standart kasisler, yol çizgileri, ışıklı ışıksız trafik işaret levhaları son akıllı kent teknolojilerinden faydalanılarak yapılabilir.
  7. Söz konusu yollar uyarıcı tabelalar ve renkli yol çizgileriyle donatılabilir.

BU UYGULAMAYLA
ELDE EDİLECEK SONUÇLAR:

  1. Olağan günlerde toplu taşıma, itfaiye ve ambulans araçlarının açık-akıcı bir yol bulma imkanı olacaktır.
  2. Olağanüstü (deprem, diğer afet) günlerde yine ulaşım en hızlı şekilde buralardan sağlanabilecektir.
  3. Yol kenarında duran araçların (yaya ve sürücü açısından görüş açısını daraltması ya da yok etmesi yüzünden) arasından aniden yola fırlayan başta çocuklar olmak üzere diğer yayaların veya sokak hayvanlarının karıştığı ölümlü veya yaralanmalı kazalar en aza inecektir.
  4. Toplu taşıma araçları indirme-bindirme yaparken yol ortasında durmak zorunda kalmayacak akan trafiği engellemeyecektir.
  5. Toplu taşıma araçlarını kullanan vatandaşlar; araç bekleme, biniş-iniş ve seyehat sürecinde daha rahat hareket etme imkanı bulacak ve daha güvende olacaklardır.
  6. Yolcuların ve sürücülerin trafikte geçirdiği toplam süre azalırken buna bağlı olarak yine trafikteki stres ve tolerans dengesi de pozitif yönde etkilenecektir.
  7. Toplu taşımada kullanılan araçlar daha az yakıt yakacak, çevreyi daha az kirletecek, daha uzun sürelerde yedek parça kullanacak; dolayısıyla şehir ekonomisine ve milli ekonomiye katkı sağlanmış olacaktır.
  8. Cadde-sokak esnafı her saat mal indirme-bindirmesini kolaylıkla yapabilecektir.
  9. Parksızlaştırılacak cadde ve sokaklar esnaf ve müşterileri için daha cazip, özgür mekanlara dönüşecektir
  10. Bu uygulama hayata geçerse İstanbul halkı, İBB’nin; günlük yaşamına dokunuşunu çok yaygın ve en güçlü şekilde hissedecek; diğer sorunlarının da çözüleceğine olan inancı kuvvetlenecektir.
  11. Böyle bir çalışma İstanbul halkının parketme kültürüne önemli bir katkı sunmakla birlikte kısa mesafeli de olsa yürüyüş yapmasını sağlayacaktır. (Yürüyen İstanbul Projesi’nin bir parçası gibi düşünülebilir.)

UYGULAMA BAŞARISI VE MOTİVASYONU
NASIL SAĞLANIR?

  • Söz konusu alanlara parkedenlerin araçlarında herhangi bir sebepten oluşabilecek hasarların sigorta kapsamı dışına çıkarılması sağlanabilir.
  • Yapılan tüm bilgilendirmelere, uyarıcı çizgi, işaret ve levhalara rağmen park edenlere öğretme ve uygulama disiplini açısından Katlamalı Ceza Sistemi getirilebilir. Örneğin; 10 tl’den başlayıp 2.’de 2 katına, 3.’de 3 katına…
  • Teşvik ve uygulama motivasyonu bakımından 3 yıl veya 5 yıl aynı cezayı yememiş olanların da durumları sıfırlanabilir.

Böyle bir ceza sistemi hem uygulama başarısı açısından öğretici olur hem de bu projede kullanılmak üzere Belediye için maddi kaynak oluşturur.
Yapılacak çalışmanın kamuoyu tarafından benimsenmesi ve desteklenmesi açısından da, deprem gerçeğini en yoğun hissettiğimiz bu dönemler bulunmaz fırsattır.

Tespit-öneriler eleştiri ve katkıya açıktır.
Saygılarımla;

Durbaba KURUÇAY
0535 889 69 28
durkur@gmail.com

1 Comment

  1. Büyük kentlerdeki trafik yoğunluğu yönetim anlayışından kaynaklanıyor Taşıt ve yakıt vergileri en kolay vergi ve yüksek Idarenin işine geliyor
    Öncelikle çözüm toplu taşımada Metro gibi

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*